Çekirdek Terapisi

Ufaklığım tam 1.5 yaşında. Tahmin edeceğiniz üzere her geçen gün biraz daha hareketleniyor, olayları ve nesneleri anlamlandırıp, birbiriyle ilişkilendirebiliyor. Özellikle karnı aç ya da uykusu olduğunda öfke nöbetleri bile geçiriyor 🙂 Normalde onunla kanepenin üzerine çıkıp zıplayacak kadar fazla olan enerjim özellikle saat 18.00’dan sonra sıfıra dayanıyor. Sebepsiz değil elbette. Pek çok sebebi var. Çünkü ben anne olmanın yanı sıra aynı zamanda bir ev hanımıyım, eşimin eşiyim, çalışan bir personelim. Ha birde içimi döktüğüm şu sitenin yazarıyım…

An olmuyor ki arkadaşlarla muhabbet esnasında yemek, çamaşır, bulaşık, ütü kelimeleri geçmesin. Evlendiğimden beri bu böyle. Bu konu üzerine uzun uzun düşündüm. Ve hatta zaman zaman topluluklarda muhabbet konusu haline dönüştürecek kadar ileri de gittim. Neden kadının bu kadar yükü vardı? Niye evin bütün günlük işlerinden ve çocukların bakımından sorumlu, aynı zamanda çalışıp ev bütçesine katkı sağlayan yegane kişi kadın oluyordu? Neden, neden, neden?

Olayın sosyolojik açısından değerlendirildiği akademik çalışmalar, projeler, anketler illa ki vardır ve ben bunlardan tamamen habersizim. Bizzat içinde olunca vakit kalmıyor. (diye bir bahane uydurayım şuraya hemen :))

Kendimce çıkardığım sonuç şu; bize yani kadınlara bu kadar yükü yükleyen atalarımız. Bizden önce doğan ve hali hazırda yaşayanlarla birlikte çoktan ölüp gitmiş olanlar. Pek çoğumuz Anadolu kültürü ile büyütülen son nesildeniz. 2000’li yıllarla birlikte modern hayatlar bizi bireyselleştirdiği, küçülttüğü için bizim yetiştiğimiz nesiller bizden daha farklı olacak, bu aşikar.

Bizi yetiştiren annelerimiz, onların anneleri, onlarında anneleri… Düşünsenize asırlar önce yaşamış atalarımızdan bize aktarılan hatalı tutum ve davranışları hala şu çağda yaşatmaya çalışıyor olabiliriz.

Fıtraten erkeğe göre eve daha uyumluyuz, ruhumuzun ve bedenimizin daha narin olması da bunu gösteriyor. Evimizi sahiplenmek, ona çeki düzen vermek içimizden gelir çoğu zaman. Ancak bize aktarılan ah o “Elalem ne der?” korkusu yok mu, yükümüze yük ekliyor çoğu zaman…

Halbuki itidal yani ölçülü olma kavramı öğretilseydi bize, daha iyi olmaz mıydı? Olayların sebep ve sonuç ilişkilerine bakarak aşırıya kaçmaktan uzak kararınca yaşamayı, yaşam biçimi haline getirmek, erkeği yücelten yaklaşım yerine erkeğin kadına yaklaşımı nispetinde değerinin artacağı öğretilseydi sonuç bence çok farklı olurdu. Sizce?

Ben küçükken bir ortamda ev temizliği konusu açıldığında şöyle bir hikaye anlatılırdı: “Genç kızın olduğu eve iki kadın gelmiş, biri elindeki örgüsünün ipini divanın (kanepelerin, koltukların yerine eskiden kullanılan dört ayak sütüne oturtulmuş, oturgaçlar ) altına yuvarlamış. Sonra ipi alma bahanesiyle eğilince divanın altının tozlu, ipinin de toz yumağı olduğunu görmüş.” Sonuç? Tahmin ettiğiniz gibi 🙂

Bizimde vardı divanlarımız, hey gidi günler…

İşte ben bunları böyle düşünürken, bir yandan oğlumun yemeğini hazırlayıp, bir yandan çamaşırları makineye atıyordum, beynimdeki yapılacaklar listesinde yer alanları check edip yapılanlara tik, henüz yapılamayanların ne zaman ve nasıl yapılacağını planlamaya çalışırken bir de baktım ki, bedenim ve beynim oğluma çıkışıp, naralar atmama neden olarak sinyaller vermeye başladı. Olayın farkına varan kişi: tabi ki eşim.

Titre ve kendine gel metodu işe yaramadı, dedim ki eşime: “Birazcık alsan yavrumuzu şöyle küçük odaya gitseniz, oyunlar oynasanız?”  Sağ olsun, kaptığı gibi götürdü paşa efendiyi. Sonra ben elime bir avuç çekirdek aldım, yanına da bir bardak çay. Çayım soğudu, ama ziyanı yoktu ben tek bir noktaya odaklanıp sadece çekirdek çitledim 10 dakika boyunca. O esnada sadece sağ elim ve çenem durmaksızın çalıştı. 10 dakika sonra yeminle kendime geldim ve mutluluğum “Şu anda çok mutluyum” cümlesiyle doruk noktalara ulaştı.

Çekirdek çitlemek beni adeta rehabilite etti, mıhlanıp kaldığım belli başla konulardan zihnimin kaymasını ve başka diyarlara dalmasını sağladı. Artık ihtiyaç hissettikçe böyle yapıyorum ben. Naçizane tavsiyem çok sinirlendiğiniz, yorulduğunuz anlarda bi deneyin şu dediğimi 😉 Eminim farkı fark edeceksiniz. Ha zaten yapıyorsanız, orası ayrı keşke bana da deseydiniz 🙂

Sevgiler…

 

 

 

Kimler Neler Demiş?

2 Yorum - "Çekirdek Terapisi"

Bildir
avatar
Sıralama:   En Yeniler | Eskiler | Beğenilenler
Nurhan
Ziyaretçi
Nurhan

Oncelikle merhaba 24 haftalik hamileyim bebek bezleri araştırıken sitenizi ziyaret etmiş bulundum:) ve yaklaşık 2 saattir tüm yazılarınıza kapıldım gidiyorum. Mama ve bebek bezi yazılarınız için çok çok teşekkür ederim. Içim rahatladı resmen. Doğum çantamı da sizin listenize göre hazirlicam. Ayrıca samimiyetinize hayran kaldim. Arkadaş samimiyetinde ki tavsiyelerinizle resmen hafifledim. Teşekkür etmek istedim sadece sevgiler

wpDiscuz