Otizm Nedir? | Belirtileri Nelerdir?

Otizm, bir insanın diğer insanlarla olan sözlü ve sözsüz iletişimiyle birlikte sosyal etkileşimini olumsuz etkileyen, tekrar eden ve kısıtlı davranışlarla karakterize edilen nörogelişimsel bozukluktur. Ülkemizde farkındalığı her geçen yıl daha da artan Otizm aslında Amerikan Psikiyatri Birliği’nin 2000 yılında yayınladığı belgede Otistik Spektrum Bozukluğu çeşitlerinden sadece bir tanesidir.

Nörogelişimsel bozukluk: Bir çocuğun özellikle 0-3 yaş aralığında başlayan ve beyin gelişiminde meydana gelen bozuklukların sebebi olan, çoğunlukla genetik ancak bazen çevresel faktörlere bağlı olarak sonradan da meydana gelebilen beyin gelişimi problemleridir.

otizm

2011 yılında yapılan bir araştırmaya göre…

Yunan kökenli ve anlam olarak, öz, kendi içine doğru anlamlarını taşıyan Otizm kavramı  ABD’nin ilk çocuk psikiyatrisi olarak bilinen Leo Kanner‘in 1943 yılında kaleme aldığı Autistic Disturbances of Affective Contact” (Duygusal İlişkinin Otistik Bozuklukları) isimli makalesi sayesinde bilim dünyasına kazandırılmıştır. Leo Kanner izlediği 11 çocuğun bir taraftan başka insanlarla iletişim kurmadığını ve çevrelerine karşı oldukça duyarsız olduklarını gözlemlerken diğer taraftan da bu çocukların kendi kendilerine oluşturdukları bir dünya içinde yaşamakta olduklarını fark etmiştir. Sonuç olarak bu çocuklara zihinsel engelli ve şizofren tanısı koymuştur*.

Kanner’in tanımından sonra özellikle 1950’li yıllarda otizm; anne-babanın ilgisizliği, çevresel faktörlere bağlı korkulara ve sevgi yoksunluğuna dayandırılıyorken günümüze kadar yapılan pek çok araştırma bu bakış açılarını kısmen ortadan kaldırmıştır.

Otizm genetiktir, buna bağlı olarak otizm tanılı çocukların kardeşlerinde de otizmin görülme sıklığı %2-4’tür. Yine ikizler üzerinde yapılan çalışmalarda tek yumurta ikizi olan kardeşlerin her ikisinde de otizm görülme oranı %36-90 olarak saptanırken, çift yumurta ikizi olanlarda bu oran %0-25 aralığındadır. Ancak araştırmacılar yaptıkları araştırmalarda otizmin daha sonradan çevresel faktörlere bağlı olarak da gelişebileceğinden de şüphelenmektedirler.

Otizmin Nedenleri Nelerdir?

Otizmin nedenleri halen tam olarak kanıtlanmış değildir. Beyin hücreleri arasında mesaj taşıyan kimyasal iletenlerde oluşan bozukluklardan ileri gelebileceğinin yanı sıra  gebelik esnasında alınan ve gen yapısını etkileyen ilaçlar, radyasyon, ağır metal içeren gıdaları tüketme gibi durumlarında otizme neden olabileceği düşünülmektedir.

Otizm Çeşitleri Nelerdir?otizm

Yukarıda da ifade ettiğim gibi otizm aslında Otistik Spektrum Bozukluğu çeşitlerinden bir tanesi. Diğerleri ise şöyle;

  • Otizm
  • Asperger Sendromu
  • Çocukluk Dizintegratif Bozukluğu
  • Rett Sendromu
  • Atipik Otizm

Otizm Belirtileri Nelerdir?

otizm

Bebeklerde otizm belirtileri

Otizmde belirtiler bebeklik çağından (0-3 yaş) itibaren ortaya çıkmaya başlar. Özellikle yaşamın 3. ayından başlayarak bebek 2 yaşına gelene kadar izlenmelidir. Burada özellikle annenin (ya da bebeğin bakımını üstlenen kişinin) çok dikkatli olması gerekir, bir bebekte/çocukta;

  • Göz teması kurmuyor/kuramıyorsa,
  • 6 aylık olduğu halde ailesini özellikle annesini tanımıyor ve onları gördüğünde gülümseme gibi tepkiler vermiyorsa, annesine gereksiz muamelesi yapıyorsa,
  • İsmi ile çağrıldığı zaman bakmıyor ve tepki vermiyorsa,
  • Başkalarının yaptıklarına karşı ilgisizse,
  • 12. aydan itibaren anlamsız ve sürekli sesler çıkarıyorsa,
  • 2 yaşını geçtiği halde anlamlı 2-4 kelime söyleyemiyorsa (akranlarına göre konuşma yaşı geldiği halde konuşamıyorsa),
  • Diğer çocuklarla iletişime giremiyor, etkileşim kuramıyorsa,
  • Yemek yerken, televizyon izlerken bile yalnız kalmak istiyorsa,
  • Sürekli huzursuz görünüyorsa,
  • Başkalarının duygularına karşı tepkisizse (mutluluk, kızgınlık, ağlamak gibi),
  • Başkalarından gelen sözel ya da sözel olmayan bir takım ifadelere tepkisiz kalıyorsa,
  • Anlamsız olarak el çırpma, dönme, sallanma gibi hareketler yapıyorsa,
  • Günlük yapılan ve rutin olan şeylerde meydana gelen en ufak değişiklikte bile aşırı tepki gösteriyorsa,
  • Kendisine sarılmak isteyenleri kabul etmiyorsa,
  • Kendine ve başkalarına zarar verecek kadar saldırgan hareketlerde bulunuyorsa (başını duvara, yere vuruyor, yüzünü tırmalıyorsa),
  • Bir ya da birkaç şeyi sürekli ve uzun süre yapıyorsa ve izliyorsa (nesneleri döndürmek, sıraya dizmek gibi)
  • Karşılıklı sohbet ortamında sohbeti başlatamıyorsa,
  • Düzen takıntıları varsa (her gün okula aynı yoldan gitmek gibi)
  • Yeme bozuklukları varsa,
  • Cam gibi nesneleri yeme eğilimi varsa,
  • İlerleyen yaşlarında çok az kelime ile konuşuyor ve sürekli tekrar ediyorsa,
  • Anne-babanın oyun çabalarına tepki ve karşılık vermiyorsa,
  • Duygusuzmuş gibi ifadesizse vakit kaybetmeden bir uzmana götürülmesi gerekmektedir.

Otizm Tedavisi…

Çeşitlerine göre de farklı belirtileri olan otizmin bireylerde meydana gelen belirtileri de farklı farklıdır. Örneğin ikisi de otistik olan tek yumurta ikizlerinin bile belirtileri farklı olabilir. Dolayısıyla yaşamın ilk 1-3 yılı otizmin tespit edilmesinde çok önemlidir. Yaşam boyu devam eden bu bozukluk ne kadar erken teşhis edilirse tedavi amaçlı yapılan eğitim çalışmaları o kadar iyi sonuç verir.

Bir bebeğin sessiz ve sakin olması, çok nadir ağlaması, 30 saniyeden daha fazla göz teması kuramaması, kişilerle iletişime geçme konusunda isteksiz olması otizm belirtisi olabilir. 

Erken tanı ve doğru bir eğitim metodu ile ciddi şekilde eğitim alan otistik bireylerin yukarıda sayılan belirtilerinin kontrol altına alındığı ve hatta ergenlik döneminde yaşıtları ile fark kalmayacak şekilde iyileştikleri gözlemlenmiştir.

Otizm belirtileri var olduğu halde ailenin fark etmemesi ve doğumdan sonraki 30. aya kadar herhangi bir tedavi sürecinin başlatılmaması çocukta ciddi beyin gelişimi bozukluklarını da beraberinde getirir.

Araştırmalara göre, otistik çocuklarda taklit, fonksiyonel ve sembolik oyunlarda, kavrama ve genelleme becerilerinde eksiklikler görülür. Ayrıca otizm hastası bireylerin yaklaşık %35-40’ında epilepsi (sara) hastalığı görülmektedir.  Bu hastalar özellikle ergenlik dönemlerinde nöbet geçirmeye başlarlar. Erken tanı ve teşhis konmayan ve/veya yeterli eğitim alamayan bireylerin yaklaşık %70-75’inde zeka geriliği söz konusuyken %50’si ise konuşma becerilerini geliştiremez. Otizm erkeklerde kızlara oranla yaklaşık 3-5 kat daha sık görülür.

2 Nisan Otizm Farkındalık Günüdür!

Son olarak size otistik bir profesörün hayatını konu alan Temple Grandin isimli filmi izlemenizi tavsiye ederim. Ayrıca My name is Khan ve Rain man filmleri de Otistik Spektrum Bozukluğu ile ilgili ve değerli filmlerdendir.

 

Burada otizmli bir kız çocuğunun yaşadıklarını izleyebilirsiniz.

 

 

Kaynaklar:

https://en.wikipedia.org/wiki/Autism

https://tr.wikipedia.org/wiki/Leo_Kanner

https://otizmguncesi.wordpress.com/category/otizm/page/2/

Otizm, Erken Tanısı ve Önemi: Dr. Şahin Bodur, Dr. A. Şebnem Soysal

Anne-bebek dergisi- Sayı: Nisan 2016

 

 

Bir Cevap Yazın