Acıbadem Altın Çağ Anaokulu’ndaki Oryantasyon Sürecimiz

Benim gibi pek çok annenin yavrusu adına yaşadığı gelecek kaygıları, eminim ki, o daha doğmandan önce başlamıştır. Büyük şehirlerde yükselen binaların, azalan ve küçülen boş alanların, trafiğin ve kirli havanın yanı sıra internet, telefon, tablet, bilgisayar ve televizyonla geçen zamanın arkadaşlarla geçen zamanlara göre epeyce artması kaygılarımın esas nedenleri.

Bazılarımız bu durumu çoktan içselleştirmiş olsa da, ben hiç bir zaman içime sindiremedim. Bunun nedeni belki de, mahalledeki boş alanlarda envai çeşit çocuk oyununu oynayarak doyasıya yaşadığım çocukluğumdur. Bilemiyorum. Ama bildiğim şey, oğlumun çocukluğunu doyasıya yaşayabilmesini sağlamak.

Acıbadem Altın Çağ Anaokulu

“Kişiliğin oluştuğu ilk altı yaş içinde çocuk en çok, sevgi dolu ve onun sağlıklı gelişimini destekleyen anne-baba ile, kendisine keşfetme imkanı sunan bir çevreye ihtiyaç duyar.” bilgisi beni çok etkiliyor. Kelimesi kelimesine desteklediğim bu alıntıdan da yola çıkarak diyorum ki: “Çocuğa sevgiyi de, keşfetmesine imkan sağlayacak çevreyi de biz ebeveynler sağlamak zorundayız.”

Anadolu’nun küçük şehirlerinde yaşayan çocuklar sanırım, İstanbul gibi büyük, hatta kocaman şehirlerinde yaşayanlara göre daha şanslı. En azından bina ve araç sayıları az. Dolayısıyla oyun alanları da daha fazla. Ama özellikle İstanbul için benim çocukluk günlerimin benzerlerini yaşamak artık neredeyse imkansız durumda. Neredeyse diyorum, çünkü bazı istisnalar var, bu koca şehirde. Bu istisnalardan biri; Acıbadem Altın Çağ Anaokulu.

Acıbadem Altın Çağ Anaokulu gerçekten farklı bir yer. Yaklaşık 2 ay süren oryantasyon süreci boyunca zaman zaman öyle güzel anlara şahitlik ettim ki, tarif edemem. Oğlumu ilk götürdüğümüzde çocuğu birden bire anneden ayırmamak için, okula ve öğretmene uyum süreci olduğunu, yaş grubuna göre annenin çocuğun yakınlarında ya da okulda beklediğini, bu sürenin 3 günden 3 aya kadar sürebildiğini söylemişlerdi.

Acıbadem Altın Çağ Anaokulu

Acıbadem Altın Çağ Anaokulu

İlk duyduğumda “Üç ay mı?” diyerek gözlerimi belertsem de, bizim de üç ay gelenlerden aşağı kalır bir yanımız olmadı. Oğlum zaten bana aşırı bağlı olduğu için bu sürenin uzun olabileceğini öngörebildiğim halde niye öyle bir tepki verdim, hala anlayabilmiş değilim 🙂

Acıbadem Altın Çağ Anaokulu ‘nda oryantasyon süreci aşama aşama (çocuğun yaşı, burada önemli bir kriter), ben size bizim maceramızı kısaca şöyle anlatayım:

  • Okula gittiğimiz her gün kapıda Narin Öğretmenimiz tarafından güler yüz ve samimiyetle karşılandık (abartmıyorum).
  • İlk zamanlar öğretmenimize pek alışamayan oğlumu sınıfa çıkması için ikna etmek gerekiyordu. Kucakta çıkmak istiyordu, ama onu sıraya girerek hallettik. Önden öğretmenimiz, arkadan oğlum, en son da ben merdivenleri saya saya ve mutlulukla çıkmayı öğrendik.
  • Süreç boyunca üçümüz aynı sınıfta bulunduk ama, ben ilk günler geçtikten sonra hep sınıfın bir köşesine geçip, çok pasif bir şekilde bekledim. Oğlum bana bir şey sorduğunda ya da yanıma gelmek istediğinde kısa ve net cevaplar verdim.
  • Yaklaşık 2 hafta içinde Narin Öğretmenimize alışan oğlum, beni pek aramaz hale geldi.
  • Bizimki tam bir çaydanlık sevdalısı olduğu için bu süreçte bilmiyorum kaç kere çay demlediler 🙂 (su ve köpükten)
  • En az 3 kez gerçekten kek yaptılar. Narin Öğretmenimiz malzemeleri oğlumun önüne koyarak, karıştırma kabına bir bir ekletti, karıştırttı, kek kalıbına döktüler ve sonra da okulun mutfağında fırına verdiler. En sonunda pişen keki ikindi kahvaltısında arkadaşları ile paylaşan oğlum, birer parça da babası, babaannesi, Sena ablası ve halasına da ikram etmeyi ihmal etmedi 🙂
Acıbadem Altın Çağ Anaokulu

Acıbadem Altın Çağ Anaokulu oryantasyon sürecinde oğlumun yaptığı kek 🙂

  • Traş köpüğü ile çılgınca oynadığı günler oldu.
  • Hamur yaptılar çok kez. Unu, suyu ekleyip yoğurdu ve oynadı.
  • Sonra bir gün limonlu dondurma yaptılar 🙂
  • Okulun bahçesinde bulunan büyük evde, içindeki mutfak tezgahında köfte patates yaptılar (oyun hamurundan :)), bana ikram ettiler.
  • Tüm süreç boyunca biz saat 14.00’da okulda oluyorduk. Bu zaman dilimi okulda tam zamanlı kalan çocukların uyku zamanı olduğu için, Narin Öğretmeniz oğlumla birebir ilgileniyordu. Oryantasyon da ilerledikçe diğer çocuklar 15.15 gibi uyanmaya başladıklarında, oğlum onların arasına karışmaya başladı.
  • Birlikte ikindi kahvaltısı yaptılar.
  • Kahvaltı bittikten sonra diğer çocuklarla birlikte oğlumda sınıf içi faaliyetlere katılıp, onlarla oynamaya başladı.
  • Okuldaki ilk oryantasyon gününde katıldığımız bir doğum günü partisinde duyduğumuz “aram zam zam” şarkısı vazgeçilmezimiz olmuştu ki, arabada Kazım Koyuncu’nun Ella Ella şarkısını dinleyinceye kadar.
  • O şarkıyı duyduğu günden sonra her gün gidiş-geliş tüm yol boyunca ve akşamları onu dinledik. Sonra bir gün okulda yanıma gelip “Anne, hapaçi aç :)” dediği zaman Narin Öğretmenimiz anlamadı doğal olarak ne istediğini 🙂 hapaçi = Ella Ella (Hapaçiyi merak ediyorsanız, buyurun :))
  • Sonra bir Salı günü, herkes sınıftayken Ella Ella çalmaya başlayınca tüm hamsiler zıplamaya ve gülmeye başladılar. O gün öyle güzel bir gündü ki anlatamam. O çocukların gözlerindeki ışıltı, yüzlerindeki mutluluk şu dünyanın tüm güzelliklerinden daha güzel göründü gözüme… Sonra bu güzel çocukların dünyadaki kötülüklerle karşılaşmaması için dua ettim içimden. Duru, tertemiz bu masumlara şu dünyanın kiri ya da kire bulanmış elleri dokunmasın diye…
  • Artık neredeyse sadece sınıfa giderken beni yanında isteyen, daha sonra hiç aramayan oğlumu gözlemleyen Narin Öğretmenimiz ve Acıbadem Altın Çağ Anaokulu Kurum Psikologu Ayşegül Ünal Saraç’ın gözlemleri sonucunda oryantasyon süreci benim sınıftan çıkmam ve bekleme salonunda beklememle devam etti.
  • Okula girişlerde: “Ben seni burada bekleyeceğim, istediğin zaman gelip beni görebilirsin.” şeklindeki yaklaşımlara oğlum olumlu cevap verdi ve yaklaşık bir hafta kadar da bu şekilde devam ettik.
  • Bu süreçte oğlum benim görmediği zaman hiç aramadı, arkadaşları ile çok güzel vakit geçirdi. Ancak beni gördüğünde ise onun yanında olmamı istedi. Bu gözlemden sonra kurum psikologu ve öğretmenimiz artık sürecin tamamlandığına kanaat getirerek, normal sürece geçmemize karar verdiler.
  • Bugünden (16.02.2018) itibaren artık normal döneme geçmiş bulunuyoruz. Bakalım, önümüzde nasıl günler var…

Geçen gün, okulda oğlumu beklerken velilerden biri ile muhabbet ediyorduk. Onlar okula başlayalı henüz beş gün daha olmamışken, bana: “Sizin kaçıncı gününüz?” diye bir soru sordu, şok olacağını bilmeden 🙂 “Yaklaşık 60 gün oldu!” deyince, evet, gerçekten şok oldu 🙂

Sürecin bu kadar uzun olmasının tek bir nedeni var o da; oğlum ile aramızdaki bağ. Biz doğumdan bu yaşa kadar çok az süre ayrı kaldık. O sürede de babası ilgilendi. Dolayısıyla birden bire anneyi bırakamaması, çok normal. Düşünsenize evde, dışarıda, başka bir eve gittiğinizde hep yanıbaşında olan annenin gidip, etrafına başka insanların gelmesi ve onlarla oğluma göre uzunca bir vakit geçirmesi çok ciddi bir durum.

Ancak bu durum her çocukta aynı değil, yukarıda da ifade etiğim gibi. Oğlumdan 6 ay daha büyük olan iki çocuk, 3-4 günde oryantasyon süreçlerini tamamladı mesela…

Acıbadem Altın Çağ Anaokulu deyince ilk aklıma; güler yüz, içtenlik ve ilgi geliyor. Okula başladığımız ilk günden beri tanıştığımız ve oğlumla birebir ilgilenen başta Narin Öğretmenimiz ve Psikolog Ayşegül Ünal Saraç olmak üzere, Öznur Öğretmenimiz ve oğlumu gördükçe ilgilerini eksik etmeyen diğer tüm öğretmenlerimizle birlikte Gül ve Banu ablalara en içten teşekkürlerimizi iletirken, Reggio Emillia Eğitim Felsefesini merak ediyor ve çocuğunuzu bu yaklaşımı benimsemiş bir anaokulunda eğitim almasını istiyorsanız, Acıbadem Altın Çağ Anaokulu nu samimiyetle tavsiye ediyorum.

 

Kimler Neler Demiş?

2 Yorum - "Acıbadem Altın Çağ Anaokulu’ndaki Oryantasyon Sürecimiz"

avatar
  Subscribe  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Gülse
Ziyaretçi
Gülse

Merhaba, kurumun üsküdar için servisi var mı? Ayrıca tam gün için ücret bilgisi paylaşabilir misiniz?