Yeni Dönemde De Altın Çağ’dayız!

Hiç kuşkusuz zaman su gibi akıp gidiyor. Daha dün yeni doğanlar bugün okula başladı. 2018-2019 Eğitim Öğretim Yılının tüm öğrenci, öğretmen ve velilere güzellikler getirmesini temenni ederek başlamak istiyorum yazıma. Kişilerin özlerine ve başkalarına olan saygılarının giderek azaldığı bir dönemde çocuklar; umudumuz, geleceğimiz, her şeyimiz…

Hepimiz gözümüzden bile sakındığımız yavrularımızın hayatlarını ilgilendiren her şeyin en güvenlisini, en sağlıklısını ve en iyisini istiyoruz. Ben daha evli bile değilken çocukları için kaliteli okul, kaliteli öğretmen arayışı içine giren arkadaşlarımı bugün, yani oğlum büyüdükçe daha iyi anlıyorum.

Bu bağlamda, anaokulu arayışı içinde olup, deneyimleyenlerin yorumlarını merak eden anne ve babalara faydalı olmasını umarak görüşlerimi paylaşmak istedim.

Geçen yıl Kasım ayında başlayan Altın Çağ Anaokulu maceramız bu yılda devam ediyor bizim. Aslında biz pek ara verdik sayılmaz. Geçtiğimiz Haziran ayında okulların kapanmasıyla birlikte normal okul dönemi sona eren Reggio Emilia Altın Çağ Anaokulu hiç ara vermeden yaz okulunu başlatınca biz de yaz okulu ile devam ettik. Yaz okulu sürecinde benim küçük hamsim (35 aylıktı o zaman), kendisi gibi olan minik arkadaşları ile birlikte Dragos Şubesindeki yüzme havuzunda yüzme eğitimine başlamış oldu 🙂

Havuzdaki hallerini bizzat göremesek de okul-aile otomasyon sistemi üzerinden gönderilen fotoğraflarla takip ettik ve mutluluğumuz ikiye katlandı. Havuz haricinde özellikle doğaya, doğada bulunmaya oldukça önem veren Reggio Emilia Eğitim yaklaşımını benimseyen Altın Çağ Anaokulu her fırsatta çocukların toprakla uğraşmasını çok önemsiyor. Normal okul döneminde doğayı sınıfa getirme günü olan Pazartesi günleri okula giderken ya da hafta sonu buldukları taş, yaprak, odun parçaları, kütükler vb. farklı ve ilgi çekici doğal malzemeleri okula götürüp onun üzerinde konuşuyorlar, arkadaşlarına tanıtıyorlar.

Bu anlayıştan olsa gerek, geçen yıl tahta döşeme kaplı olan Altın Çağ Anaokulu Acıbadem şubesinin ön bahçesini bu yıl toprakla doldurmuşlar, eminim güzel şeyler olacak orada 🙂

Günlük Akış

Altın Çağ Anaokulu hafta içi her gün 07.30 ile 18.30 arasında açık. Biz 09.00 gibi okulda oluyoruz. Böylelikle 09.30’a kadar devam eden kahvaltı saatine de yetişmiş oluyoruz (Tabi trafikte kalmazsak :() Bu arada okuldaki kahvaltı ve öğle yemeği saatleri oğlumun bu konuda gelişmesine oldukça katkıda bulunuyor. Sofrayı kurarken bana yardım etmek istemesi, yemeği yedikten sonra “Ellerine sağlık anne” demesi, yemeği kendi yemek istemesi bunlardan bir kaçı.

Oğlumun oryantasyon süreci boyunca okulda olduğum dönemde de yaptığım gözlemlere göre kahvaltıdan sonra çember saati diye bir uygulama var. Anladığım kadarıyla bu zaman dilimi içinde öğrenciler belli konularda (hangi günde oldukları, havanın o gün nasıl olduğu vb.) konuşturuluyor ve bir biri ile olan iletişimleri sağlanıyor. Bize gün sonunda gönderdikleri günlük akış özetinde bizim ufaklığın böyle saatlerde özellikle çaydanlıkları, babaannesini ve yaptığımız kekleri anlattığını okuyor olmak hiç de şaşırtmıyor beni doğrusu 🙂

Çember saatinden sonra Aktif Proje Yapılanması adını verdikleri zaman dilimi çocukların en aktif oldukları anlardan biri. Sonra İngilizce saati var ki; bizimki çok şey öğrendi o saatlerde. Topluluk içinde bana bazen “oğğ mommy” deyince kendimi bir garip hissediyorum doğrusu. E biz alışkın değiliz böyle şeylere. İlk okuldan üniversite sona kadar “What is your name, how are you?” ve benzeri kalıpları sil baştan öğreten sistemde, nihayetinde kendi çabaları yoksa İngilizceye dair elinde avucunda hiç bir bilginin kalmadığı, Allah vermeye bir turist gelip de bir soru sorduğunda beyinden çok beden uzuvlarını çalıştıran nesildeniz biz. Hal böyle olunca henüz 3 yaşındaki bir çocuğa: “How are you today?” diye sorduğumda “Angry” cevabını almak da dokunuyor insana yani! 🙂

Bu faaliyetlerin ardından öğle yemeği vakti geliyor. Bizimki oldum olası yemek konusunda seçici. Bir keresinde öğretmeni bana: “Acaba yemekleri evde de kokluyor mu oğlunuz?” diye sormuştu 😀 Şimdilik sebze ve taneli yemeklere mesafeliyiz. Umarım ilerde sever…

Anaokulu yemek konusunda da titiz davranıyor. Örneğin, bir-iki kez günlük süt getiren bir araçla okula süt getirildiğine şahit oldum. Bir de geçen gün şöyle bir mesaj aldık:

Anaokulu tavsiye için yorum arayanlara

İşte böyle… Bizim yeni okul döneminde bir günlük programımız şimdilik bu kadar. (Biz okula kısa bir tatilin ardından yeniden başlayalı 2 hafta oldu bu arada). Aslında okul öğleden sonra da devam ediyor ama ben oğlumu yarım gün okula gönderiyorum. (Öğleden sonraki süreci Altın Çağ Anaokulu web sitesinden öğrenebilirsiniz.) Böylelikle hem ona olumlu anlamda pek çok katkısı olan bir anaokuluna gidiyor hem de öğleden sonraları bize kalıyor. Birlikte analı oğullu vakit geçirebiliyoruz, birlikte takılıyoruz 🙂

İstanbul anaokulu araştırması yapan anne babalar için Altın Çağ Anaokulu’nu öneriyorum. Acıbadem anaokulu ve Dragos anaokulu arayışlarınız için değerlendirilebilir, iyi bir alternatif olarak düşünüyorum. Yavrunuzu emanet edeceğiniz kurum ve kişileri bizzat yerinde tanıyabilmek için okulları ziyaret edebilirsiniz.

Umarım yeni okul dönemi hepimiz için iyi olur!

 

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir