Ev Yapımı Kakaolu Puding | 2+ Yaş

Benim çocukluğumda annemin işi ne kadar zordu. Bulaşığı, çamaşırı elde yıkar, evini çalı süpürgesi ile süpürürdü. Daha iktisatlı oluyor diye çuvalla un alır, ekmeğini evde yapar, makarnasını kendi keser, salatasını, biberini küçücük bahçesinde yetiştirir, çok fazla masraf çıkarmadan ve onun tabiri ile idareli olarak yaşardı ve televizyonun bile sonradan girdiği bir evde ilk önce iki, sonra üç çocuk büyüttü, okuttu.

Hani hepimiz bazen deyiveriyoruz ya: “Aman canım,artık devir değişti.” diye. Evet, annemden gördüğüm pek çok şeyi bir kuşak sonra yapmıyor haldeyim. Mesela çamaşırlarımı, bulaşıklarımı makineler yıkıyor. Evimi elektrikli süpürge ile süpürüyorum, bebeğime hazır bez kullanıyorum, kışın ve yazın yiyebileceğim her şeyi adım başı (büyük şehirler için geçerli) marketlerden bulabiliyorum. Kendi gündelik yaşamımda ekseriyetle üretmekten ziyade tüketiyorum.

Ekmek, makarna, turşu, konserve, salça aklınıza gelebilecek her şey bugün piyasada mevcut. Sabah 08.00’dan gece 22.00′ a kadar istediğiniz saatte çıkıp alabiliyorsunuz. Bende aldım, alıyorum da hala. Ama özellikle çocuk sahibi olduktan sonra ürünlerin içindekiler kısmını okumayı adet edeli beri  hep bir şüpheyle, tedirginlikle.

Neredeyse hepsinde koruyucu var. Çoğunda da katkı maddeleri. Zamanın birinde arkadaşın biri, annesinin sıvı yağlar hakkında yaptığı benzetmeyi aktardığında “ha, doğru olabilir. Bak ben bunu hiç düşünmemiştim” gibilerinden cümleler kurduğumu hatırlıyorum. Benzetme aynen şu şekildeydi:” Sıvı yağ kızartma yaparken nasıl duvara sıçrar da, kolay kolay temizlenmez, işte bizim damarlarımızda da böyle kalıyor derdi hep annem, o bu yüzden hep zeytin yağı kullanır.”

Bilimsel açıdan bilemiyorum, gerçekten sıvı yağlar öyle birikir mi damarlarımızda, ama bu yediğimiz ambalajlı koruyucu ve katkı maddesi içeren ürünlerin içindekiler bir şekilde birikiyor, damarlarımızda, bağırsaklarımızda.

Evlenip barklandıktan sonra dolabımda hazır turşuyu, makarnayı, tarhanayı, salçayı gören annemden her seferinde, “Kendin yap şunları kızım, zor değil, o yedikleriniz sağlıksız…” benzeri cümleler işitiyorum. Annem haklı!

Bende son zamanlarda kendimce bir boykot yapıyorum, gidebildiği yere kadar ambalajlı ürün yemeye karar verdim. Bu nedenle ambalajlı ürünleri evde denemeye başladım. Mesela bunlardan biri, puding 🙂 Hemde kakolu puding. Bugün zaten doğuştan mutfağa ilgili olan oğlumla birlikte girdik mutfağa ve kakaolu puding yaptık. Tadı da kıvamı da tıpkı hazır paketlerdeki gibi oldu. Üstelik çok kolay.

Sizde denemek isterseniz, buyurun malzemeler ve tarifimiz:

Kakaolu Puding Tarifi

Kakaolu puding

Kakaolu puding

Malzemeler:

  • 2 çorba kaşığı un
  • 2 çorba kaşığı nişasta (mısır ya da buğday farketmez ama ben buğday nişastası kullandım)
  • 1 çorba kaşığı tereyağ
  • 4 çorba kaşığı kakao
  • 8 çorba kaşığı şeker
  • 1 paket vanilya
  •  4 su bardağı süt

Hazırlanışı:

Şeker, un, nişasta ve kakaoyu bir tencereye koyun. Onları bir kaşık ile iyice karıştırın. Sonra üzerine sütü ilave edin, ocağa almadan önce biraz karıştırın. Sonra kısık ateşte kıvam alıncaya kadar karıştırmaya devam edin. Göz göz kaynamaya başladıktan sonra tereyağını ilave edin ve eriyinceye kadar karıştırın. En son vanilyayı da ekleyin ve bir iki defa daha karıştırarak ocaktan alın.

İlk sıcağı çıkana kadar yaklaşık 5 dakika kadar ara ara karıştırın ve derin kaselere pay edin. Kakaolu puding servise hazır. Bu malzemelerle bizde 6 kase kakaolu puding çıktı. Dilerseniz üzerine dövülmüş ceviz, fındık, fıstık ya da hindistan cevizi serpebilirsiniz. Ayrıca kaselerin altına kek ya da bisküvi de konulabilir. Tercih sizin 🙂

Benim oğlan severek yedi, ara öğün olarak yavrularınıza da gönül rahatlığı ile yedirebilirsiniz. (Dilerseniz vanilyayı eklemeyebilirsiniz)

Afiyet olsun, sevgiyle kalın.

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir