Gebelikte HIV/AIDS

İşitildiğinde insanın irkilmesine neden olan ve tüm dünya genelinde yediden yetmişe herkesi ilgilendiren konular aslında HIV ve AIDS. Yediden yetmişe diyorum, çünkü daha anne karnında olan bir bebeğe bile HIV bulaşabiliyor.

Nasıl mı?  Konuya HIV ve AIDS’in Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) yaptığı tanımlarla başlayalım.

HIV: İnsan bağışıklık yetmezlik sendromu (Human Immunodeficiency Virus) olarak Türkçeleştirilen HIV, insanın bağışıklık sistemini hedef alır ve insan savunma mekanizmasını zayıflatarak  enfeksiyonlara ve bazı kanser türlerine karşı direnç gösteremez hale gelmesine neden olur. Eğer HIV virüsü bağışıklık sistemi hücrelerinin işlevlerini bozar ya da yok ederse, kişi yavaş yavaş bağışıklık yetersizliğine mazur kalır.

AIDS: Edinilmiş bağışıklık eksikliği sendromu (Acquired Immunodeficiency Syndrome) olarak Türkçeleştirilen AIDS ise, uzun yıllar uyku halinde kalan HIV virüsünün aktif hale gelmesi sonucunda bağışıklık sistemini yıkan, HIV’in en gelişmiş aşaması olarak tanımlanır. Kişiden kişiye değişse de AIDS’in vücutta gelişmesi 2 ile 15 yıl arasındadır. Zaman zaman kişinin AIDS olduğu, bazı kanser türlerinin, ağır enfeksiyonların ve şiddetli klinik bulguların ortaya çıkmasıyla farkedilebilir.

Türkiye’de AIDS ilk kez 1985 yılında 3 kişide görülmüştür.

HIV Belirtileri Nelerdir?

Genelde HIV belirtileri hastalığın evresine göre farklılık göstermektedir. Vücuduna HIV bulaşan bir kişi ilk bir kaç ay en bulaştırıcı pozisyondadır, fakat çoğu kişi bu durumundan habersizdir.

İlk enfeksiyondan sonra bir kaç hafta içinde kişilerde ateş, baş dönmesi, döküntü ya da boğaz ağrısı görülebilir de görülmeyebilir de, fakat bağışıklık sistemi zayıfladıkça:

  • kilo kaybı,
  • ateş,
  • ishal,
  • öksürük
  • lenf bezlerinde şişme gibi belirtiler görülebilir.

HIV zamanında tedavi edilmediğinde ise;

  • verem (tüberküloz),
  • kriptokok menenjit,
  • ciddi bakteriyel enfeksiyonlar ve lenfomalar ve Kaposi sarkomu ve kanser gibi diğer ağır hastalıklar gelişebilirler.

HIV Virüsü Nasıl Bulaşır?

HIV temel olarak virüslü bir kişiden sağlıklı bir kişiye aşağıdaki sıvıların transferi ile bulaşır:

  • Kan (kadın ve erkekten)
  • Anne sütü (kadından)
  • Meni (erkekten)
  • Vajinal salgı (kadından). Bunların dışında el sıkışma, öpüşme, ortak kıyafet ya da eşya kullanımı sonrasında HIV virüsü bulaşmaz.

Gebelikte HIV/AIDS 

Burada iki durum söz konusudur. Anne adayına ya gebelik esnasında HIV virüsü bulaşmıştır ya da anne adayı gebelik öncesi HIV taşıyıcısıdır. İki durumda hem bebek hem de anne için oldukça risklidir. Ancak zamanında ve uygun tedavilerle oluşabilecek kötü sonuçların önüne geçilebilir.

HIV pozitif: Kanda HIV virüsü var.

HIV negatif: Kanda HIV virüsü yok

Gebelikte HIV testi, doğum öncesinde yapılan rutin testlerden biridir. Ancak anne adayı gebeliğinin ilerleyen evrelerinde HIV’den şüphelenirse doktoru ile iletişim kurup, HIV testini tekrar ettirmelidir.

Bu sayede gebelik öncesi ya da esnasında HIV bulaşmış olsa bile, ilaç tedavisi ile hem bebek hem de annenin sağlığı ciddi anlamda korunmaktadır.  HIV;gebelik, normal doğum ve emzirme dönemlerinde bebeğe bulaşabilir. Eğer gebeliğin ilerleyen evrelerinde HIV pozitif olduğu fark edilirse anne adayı 38. haftada sezaryen ile doğum yaptırılır ve doğum sonrasında bebek hiç bir şekilde anne sütü almamalıdır.

Gebelik öncesi ya da gebelikte HIV virüsü bulaşmış olan bir anne durumundan haberdar değilse veya bilgisi olup, doktorunu bilgilendirmemişse bebek normal doğum ile doğduğu esnada virüsün bebeğe bulaşma ihtimali %10-%25 arasındadır. Gerekli tedbirler alındığı takdirde bu oranın sadece %2’ye düşürülebileceği öngörülmektedir. Eğer doğum esnasında bebeğe kan ya da anneden salgılanan sıvılar temas ederse bu oran daha da artabilmektedir.

Anne adayı doğum öncesinde herhangi bir ilaç tedavisi almamışsa bile doğum esnasında ilaç tedavisi uygulanabilir. Yapılan araştırmalar, bu tedavilerin kısa sürelide olsa bebeğe bulaşma ihtimalini azalttığını göstermiştir.

Hiv pozitif bir anneden virüs bulaşmamış bir şekilde doğan bebeklerin 24 ay ve daha fazla süre emzirildikleri takdirde virüse maruz kalma ihtimalleri %15’tir. Bu nedenle bebek kesinlikle emzirilmemelidir. Ancak dünya istatistiklerine göre, bebeğini mama ile besleyebilecek maddi gücü olmayan annelerin, anne sütü ile besledikleri ve dolayısıyla HIV bulaşmış çocukların çoğunluğu Afrika’dadır.

Gebelikte HIV Bulaşma Riskini Arttıran Etmenler Nelerdir?

Gebelikte HIV Bebeğe Nasıl Geçer?

Aslında çoğu zaman, gebelikte HIV plasentadan bebeğe geçmez. Anne adayı HIV virüsü taşımasına rağmen bağışıklığı güçlü ve genel anlamda sağlıklı ise plasenta bebeği virüse karşı korur. Ancak anne yetersiz besleniyorsa, annede rahim enfeksiyonu ve ilerlemiş HIV mevcutsa virüsün bebeğe geçmesi kaçınılmaz olabilir.

HIV’ e karşı henüz tam bir tedavi yöntemi geliştirilmiş olmasa da, anne adayları ve diğer tüm HIV virüsü bulaşmış kişiler düzenli bir şekilde ilaç tedavisi aldıklarında, virüsün vücutta viral bir şekilde çoğalmasını engellerler. Alınan ilaçlar kişinin bağışıklık sistemini güçlendirir. Bu nedenle tedavinin çok dikkatli bir şekilde sürdürülmesi çok önemlidir. Aksi halde hastalık ilerleyerek AIDS’e dönüşür.

Sağlıkla, sevgiyle kalın…

 

İlginizi çekerse buyurun: Doğum hikayeleri-1: Bu HIV bize nasıl bulaştı?

 

Gebelikte HIV/AIDS Makalesinde Yararlanılan Kaynaklar:

http://www.who.int/mediacentre/factsheets/fs360/en/

HIV/ AIDS During Pregnancy

https://www.journalagent.com/cocuk/pdfs/CD_14_4_138_142.pdf

Mayo Clinic Sağlıklı Gebelik Rehberi

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

avatar
  Subscribe  
Bildir