Laparoskopi Nedir? | Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Laparoskopi Nedir?

Laparoskopi, genel anestezi uygulanarak yapılan, ucunda kamera olan uzun ince bir aracın karın içerisine sokulması yoluyla organların görüntülenmesini temel alan bir ameliyattır. Cerrahi bir yöntem olmasına rağmen halk arasında “kapalı ameliyat ya da kansız ameliyat” olarak bilinen laparoskopi, karın bölgesinde ortalama 3 (1-4 arası) küçük kesi gerektiren, düşük riskli bir yöntemdir. Laparoskopi adını, ameliyat sırasında kullanılan laparoskop cihazından almaktadır.

laparoskopi

Laparoskop, küçük fakat yüksek çözünürlüklü bir kamerası bulunan ve oldukça yoğun bir ışık veren ince, uzun bir araçtır.

Laparoskop, karın bölgesinden açılan küçük bir kesi içine yerleştirildikten sonra hareket ettirildikçe, kamerası yoluyla alınan görüntüler doktorun önündeki ekranda görüntülenir. Bu sayede doktorunuz, açık ameliyat olmadan sorunlu bölgeyi çok daha kolay tespit edebilirken, biyopsi örnekleri de alabilir.

Laparoskopi ameliyatları ilk olarak safra kesesi ve jinekoloji operasyonları için kullanılmaya başlanmıştır. Şu an da ise kullanım alanları daha da genişlemiş safra kesesi ve jinekoloji operasyonlarının yanında bağırsak, karaciğer, pankreas, apandis, dalak, mide gibi diğer organların izlenmesinde de kullanılmaktadır.

Bugünkü uygulamaların temeli çok eskiye dayansa da ilk laparoskopik cerrahi 1987 yılında Fransız cerrah Philippe Mouret tarafından yapılan laparoskopik kolesistektomi’dir. 

Laparoskopi Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Bu yöntem henüz gelişmeden evvel cerrahlar hastanın hastalığının tanı ve tespiti için karında 20-45 cm arasında kesi yapmak zorunda idi. Geliştirilen bu yöntem sayesinde ise karın bölgesine yapılan kesiler ortalama 1,5 cm kadardır. Bu kadar küçük kesiler nedeniyle bu ameliyat anahtar deliği ameliyatı olarak da bilinmektedir.

laparoskopp

Laparoskopi işlemi

Laparoskopi ameliyatı adımları ise şöyledir:

  • İlk olarak hasta genel anestezi ile uyutulur.
  • Daha sonra göbek deliğinin alt kısmına ilk kesi yapılır. Buradan Veress iğnesi uygulaması yapılır. Veress iğnesi ile karna (batına) giriş yapılması işlemi cerrahlar tarafından altın standart olarak tanımlanırken, işlemin yapılması son derece bilgi, tecrübe ve dikkat gerektirir. Bu işlem batına CO2 gazının verilmesi için gereklidir.
  • İğneden sonra karın CO2 (karbondioksit) gazı verilerek şişirilir. Bu gaz sayesinde iç organlar çok daha net görünür. Laparoskopi esnasında karbondioksit gazının tercih edilme nedeni ise renksiz, kokusuz ve ucuz olmasıyla birlikte yanıcı olmamasıdır. Ayıca karbondioksit gazının kanda eriyebilirliği yüksektir ve solunum yoluyla vücuttan çok çabuk atılır.
  • Karın şişirildikten sonra kameranın sokulması için trokar (10 mm) uygulaması yapılır. Trokar, sivri ucu sayesinde karnın içine yerleştirilebilen bir tüptür.
  • Trokara kamera yerleştirilerek karın içindeki organlar görülmeye başlar.
  • Ameliyatın yapılması için göbek deliğinin üst kısmından olacak şekilde sağdan ve soldan ortalama 5 mm kadar kesiler atılarak yine ince trokarlar takılır. Bunlar ameliyatta kullanılacak aletler içindir.
  • Ameliyat gerçekleştirildikten sonra kamera ve diğer tüm aletler çıkarılır. Karındaki gaz boşaltılır ve kesilere dikişler atılır. Dikişlerin üzeri bantlanır.

Laparoskopinin Faydaları Nelerdir?

Geleneksel açık ameliyatlara göre hasta açısından laparoskopinin faydaları:

  • Estetik açıdan geniş kesilerin bıraktığı büyük izlere göre çok küçük yara izleri,
  • Ameliyat sonrası hastanede kalış süresinin kısalığı. Laparoskopi ameliyatı sonrası hasta genellikle 1 gün sonra taburcu edilir. Bazı hastalar ise aynı gün taburcu edilebilir.
  • Daha az ağrı ve enfeksiyon riski,
  • Daha kısa sürede ve hızlı bir biçimde hayata adaptasyon, laparoskopi faydaları olarak sayılabilir.

Örneğin; geleneksel açık ameliyat ile bağırsak ameliyatı olan bir hasta 1 hafta ya da daha fazla süre hastanede kalır. İyileşme süresi ise yaklaşık 1-2 aydır. Ancak laparoskopik bir bağırsak ameliyatı geçiren hasta hastanede sadece 2 gece kalırken iyileşme süresi ise yaklaşık 2-3 haftadır.

Laparoskopinin Riskleri Nelerdir?

Laparoskopinin faydalarının yanında bir takım riskleri de bulunmaktadır. Bunlar temel olarak: kanama, enfeksiyon riski ve karın içindeki organların hasar görmesi olabilir. Laparoskopi ameliyatından sonra aşağıdaki belirtileri yaşarsanız mutlaka doktorunuz ile görüşün:

  • Ateş ya da titreme nöbetleri,
  • Giderek şiddeti artan karın ağrıları,
  • Kesi yerlerinde kızarıklık, kanama ve şişme,
  • Sürekli mide bulantısı ya da kusma,
  • Nefes darlığı,
  • Öksürük,
  • İdrar yapamama,
  • Baş dönmesi.

Laparoskopi esnasında az da olsa organların zarar görme ihtimali vardır. Kullanılan aletlerin deldiği bir organda kanama meydana gelebilir ve bu kanamanın giderilmesi için başka bir ameliyata gerek olabilir.

Ayrıca az da olsa;

  • Genel anestezi komplikasyonları,
  • Karın duvarında iltihaplanma,
  • Pelvise, akciğerlere ve bacaklara kan pıhtısı gitmesi gibi risklerde bulunmaktadır.

Bu risklerin yaşana ihtimali göz önünde bulundurularak özellikle birden fazla karın ameliyatı geçirmiş hastalarla, bağırsak tıkanıklığı ve kan hastalıkları olan hastalar başta olmak üzere bazı hastalara laparoskopik ameliyat uygulanmaz. Buna karar verecek kişi doktorunuzdur.

Kadın Hastalıklarında Laparoskopi Ameliyatı

Laparoskopi, HSG (İlaçlı rahim filmi) ve ultrason gibi diğer görüntüleme tekniklerine göre daha net ve kesin bilgi verdiği için özellikle jinekolojide sıklıkla başvurulan bir yöntemdir. Kadın organlarından özellikle rahim, yumurtalık, fallop tüpleri, pelvis üzerinde uygulanırken, çoğunlukla kısırlık tanı ve tedavisinde de kullanılır.

Kadınlarda laparoskopiye başvurma nedenleri şunlardır:

  • Rahmin incelenmesinde,
  • Fallop tüplerinin incelenmesinde (tıkanıklık kontrol edilir),
  • Karın içinde yapışıklık olup olmadığına bakılır,
  • Yumurtalık ve fallop tüplerinin bağlantılarının incelenmesinde,
  • Dış gebelik tedavisinde,
  • Rahmin delinmesi durumunda,
  • Fallop tüplerinin bağlanmasında,
  • Miyom tedavisinde,
  • Yumurtalık kistleri ve tümörlerinde,
  • Pelvik apsesi ya da irin tedavisinde,
  • Kısırlık tedavisinde,
  • Üreme sistemi kanserlerinin tedavisinde,
  • Rahmin alınmasında,
  • Yumurtalıkların alınması gibi nedenlerle kadınlarda laparoskopiye başvurulur.

Laparoskopi Sonrasında…

Laparoskopi sonrasında hastalığın türüne ve uygulanan işlem yoğunluğuna bağlı olarak farklı şikayetler meydana gelebilir. Örneğin bulantı ve kusma en yaygın görülen şikayetler arasında yer alırken, kesi alanlarında morluklar gözlemlenebilir. Ameliyat esnasında kullanılan karbondioksit gazı hastada operasyon sonrasında omuz ağrısına neden olabilir.

Hamileliğe engel olan bir jinekolojik hastalık laparoskopi ameliyatı ile giderildiğinde gebelik kolaylaşır.

 

Yararlanılan Kaynaklar:

https://www.webmd.com

https://www.healthline.com

https://www.healthline.com

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir