Youtube Çocuklar İçin Zararlı Mı?

Siz bu yazıyı okumadan önce peşinen belirtmek isterim ki; lütfen konuyu sadece “Youtube’un çocuklara zararları” olarak okumayın. Tüm dijital-sosyal medya platformlarında çocuğunuzun benzer etkilere maruz kalması mümkün. Ancak bu konuyu Youtube üzerinden ele almayı uygun gördüm.

Yeni bir kitap aldığınızda okuma isteğimiz neden artar?
Veya yeni bir ayakkabı alırsınız ve neden evde bile giyeriz bir süre?

Evet, bu konunun bilimsel bir açıklaması var: Dopamin.

Dopamin için kısaca mutlu olduğumuz anlarda vücudumuzda salgılanan bir nörokimyasal madde diyebiliriz. Yani yeni bir filmi izlediğinizde veya uzun süredir yemediğiniz bir çikolatayı yediğinizde vücudunuza dopamin pompalanır ve beyniniz bunun tekrarlanmasını ister. Bu durum bağımlılığın da kapısını aralar elbette.

Youtube’un Çocuklara Zararları Nelerdir?

Çocuklarınız Youtube’da birini bitirmeden bir başka videoya mı geçiyor? Bir şeyler arıyor değil mi?

Doğru, bir şeyler arıyor. Tam alarak aradığı şeyin adı biraz daha fazla dopamin.

Evde onlarca ayakkabısı varken bir insan neden yeni bir ayakkabı alır? Vitrinde harika bir ayakkabı görürsünüz ve beyniniz daha önceki tecrübelerinden faydalanarak o ayakkabıyı almanızın dopamin artışına sebep olacağını bilir. O ayakkabıya ihtiyacınız olmayabilir lakin beyniniz istediği dopamini elde etmek için o ayakkabıyı size aldıracak.

Peki ya sonra?

love

Sonrası malum. Ayakkabıyı ayağınıza ilk giydiğinizde duyduğunuz heyecan her seferinde biraz daha düşer ve çok kısa bir süre sonra yedekte beklemeye mahkum olur. Derken siz kendinizi yeniden vitrinlere bakarken buluverirsiniz. Bu duruma “Coolidge Etkisi” adı veriliyor.

Örneklendirdiğim durum için bütçemiz biraz sorun yaşasa da beynimiz herhangi bir sorun yaşamaz. Çünkü ihtiyacı olan dopamini elde eder fonksiyonlarını daha iyi yerine getirir. Dopamin mutluluk verir.

Buraya kadar her şey güzel, değil mi?

Çocuğunuz youtube başındayken her yeni bir videoda pompalanan dopamin çok kısa bir süre sonra düşüyor ve farklı bir videoya geçme ihtiyacı hissediyor. Bu ödül döngüsü bu şekilde giderken izlenilen video süreleri iyice kısalıyor.

Peki bir süre vakit geçirdikten sonra bakışlarında bir değişiklik görüyor musunuz?

Göze düşen ışık şiddeti, frekans, hızlı hareketlerin takibi gibi sebepler var, doğru. Ama en tehlikeli sebebi her video değiştiğinde inanılmaz hızla artıp azalan dopamin miktarı çocuğunuzun beynini tabiri yerindeyse allak bullak ediyor.

Çocukların savunmasız kaldığı anlar

Çocukların savunmasız kaldığı anlar…

Şimdiye kadar konunun nörokimyasal boyutlarına değindim. Ama tehlike maalesef bu kadar değil.

Siz farkında olmasanız da beyniniz algıladığı her olayda nedensellik arar. Her olayı giriş, gelişme ve sonuç çerçevesinde değerlendirmek ister. Görüntüsünü aşağıya eklediğim oyuncaklara zarar verme videosu (ve bunun türevleri) küçük çocuklar arasında oldukça popüler. Videoda 5 dakika boyunca sadece oyuncakların üzerinden geçen bir araç tekeri görüyoruz. Video baştan sona bu şekilde ve hiç bir giriş-gelişme-sonuç ilişkisi yok ve bu feci video 778 milyon kez izlenmiş.

İzlenme sayısını daha fazla artırmamak için sadece görseli paylaşıyorum

Dopamin dalgalanmalarına maruz kalan çocuk beyni üstüne bir de anlamsız videoları anlamlandırmaya çalışınca tam anlamıyla Youtube tarafından emilmiş oluyor.

Youtube’da vakit geçiren çocukların hırçınlaştığına şahit olursanız bilin ki bunun sebebi aşırı meşgul olan beynidir.

Youtube’un çocuklara zararları bu kadarla da sınırlı değil. Öyle videolar var ki çocukları korkuya, şiddete ve cinselliğe sürüklüyor. Örneğin 2017 yılında pedofili içerikli çocuk videoları ortaya çıkınca HP, Adidas, Mars, Deusche Bank dünyaca ünlü şirketler tepki göstererek içerikler temizlenene kadar Youtube’a reklam vermeyi kestiklerini açıkladılar. Bu durum üzerine Youtube yaklaşık 150.000 videoyu sildiğini duyurdu.

Youtube’a her gün 150.000 den fazla ve her dakika 400 saatlik video yüklenirken silinen 150.000 videonun önem taşımadığını düşünüyorum.

Çocuğunuzun Ne İzlediğine Çok Dikkat Edin

Dexter dizisini izleyenler bilir. Bir bebek gözleri önünde annesinin canice öldürülüşüne şahit oluyor. Büyüyünce bu olayı hiç hatırlamamasına rağmen içinde sürekli artan bir öldürme isteği ile yaşıyor. Çocukluğunda kedi, köpek gibi hayvanları öldürmeye başlıyor, büyüdüğünde ise insanları.

Dexter

Dexter

Bu yüzden çocuğunuzun izlediği görüntüleri önemseyin. Şiddet, cinsellik ve korku içeren videolar ileride çocuğunuzun ciddi sorunlar yaşamasına sebep olabilir ki, günümüzün katillerine veya pedofililerine baktığımızda çocukluğunda yaşadığı olaylar neticesinde şiddete veya cinsel istismara yöneldiklerini görebiliriz.

Bu durumu özellikle dikkate almanızı istiyorum. Belki bir çocuğun önüne düşen bir anlık görüntü onun tüm hayatını etkileyebilir. Hazırlanan videoların bir kısmı maalesef sadece reklam geliri elde etme amacı taşımıyor. Ciddi anlamda ahlaki ve psikolojik tahribata yol açacak videolar profesyonelce hazırlanarak masum yavruların beyinlerine sokuluyor.

Örneğin korku ve cinsellik aynı videoda veriliyor. Çocuk korkutularak savunmasız hale getirildikten sonra kendisine verilen zehri almaya açık hale geliyor. Ve tekrar belirtmek istiyorm sorunu sadece “Youtube’un çocuklara zararları” olarak değerlendirmeyin. Kontrolsüz paylaşımların yapıldığı her dijital platform çocuk için oldukça tehlikelidir.

Özetle;

1. Sürekli artıp azalan dopamin miktarı çocukların sürekli video değiştirmelerine sebep oluyor ve çocuğun beyni olumsuz etkileniyor, hırçınlaşmasına sebep oluyor.
2. Algıladığı her olayda nedensellik arayan beyin umduğu giriş-gelişme-sonuç döngüsünü sürpriz yumurta açma veya sukuşi kesme videolarında bulamıyor. Yine olumsuz etkileniyor.
3. 4 yaşına kadar çocuklar sanal ile gerçeği ayırt edemez. İstediği her videoya tek tıkla ulaşabilen çocuklar gerçek hayatta da her isteğinin derhal yerine getirilmesini isteyebilir.
4. Youtube’da sayısız miktarda korku ve cinsel içerikli çocuk videoları mevcut. Çocukların gelecekleri tehlike altında.

Peki ne yapmalı?
Amerikan Pediatri Derneğinin Önerileri:

1. 18 ayın altındaki çocuklar, görüntülü konuşmalar bir istisna olmak üzere ekran tabanlı medyadan kaçınmalıdır.
2. 18 aydan 24 aya kadar olan çocuklar sadece ebeveynleriyle, ebeveynleri yüksek kaliteli içerik seçerek izlemelidir.
3. İki ila beş yaş arası çocuklar, sadece ebeveynlerinin seçtikleri yüksek kaliteli videoyu izlemelidir (günde en fazla bir saat).
4. Altı yaşından büyük çocuklar, uykuya ve medya tüketiminden ziyade aktivitelere öncelik verilerek medya kullanımında tutarlı sınırlamalar olmalıdır.

Reklam geliri için ortam hazırlayıp kendi çocuğunu istismar eden şahıslardan hiç bahsetmiyorum bile. Onlar ayrı bir makaleyi hak ediyorlar.

Şahsi Önerilerim:

1. Çocuğunuzla daha fazla vakit geçirin.
2. Çocuğunuzu izlediği içerikleri denetleyin ve yanından kesinlikle ayrılmayın.
3. İstismara uğrayan çocuk youtuber’lar veya çocuk içerikleri üreten istismarcı youtuber’lar yerine pedagoglar ile birlikte hazırlanan bildiğiniz, güvendiğiniz çizgi filmleri izletin.
4. İzlediği içerikleri sürekli değiştirmemelerini sağlayın (Youtube’nin otomatik oynat özelliğini kapatın)
5. Mümkünse 3 yaşına kadar TV ve tablet gibi ekranlardan uzak tutun.
6. Unutmayın, çocuğunuzun istediği şey aslında tablet, telefon değil, dopamin. Çocuğun dopamin ihtiyacını onunla eğlenceli oyunlar oynayarak veya yeni etkinlikler yaparak üstelik dopamin bombardımanına tutmadan karşılamış olursunuz. Beyin gelişimi için en iyisi bu.

Son olarak Youtube’un Önerisi:

Youtube, 13 yaşından küçük çocukları kendisinden uzak tutmamız gerektiğini söylüyor.

Onu dinlesek iyi olacak.

 

Kaynaklar:

https://www.crchealth.com

https://www.cnbc.com

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir